Rakamlar ortada. Çalışma alanları COVID sonrası oldukça değişecek. Bunun siz ve işletmeniz için ne anlama geldiğini keşfetmeye ne dersiniz?

COVID-19 karantinaları ve hükümetler tarafından getirilen kısıtlamalar, dünya çapında on milyonlarca insanı evden çalışmaya zorlayarak, on yıldan uzun süredir gelişmek için mücadele etmekte olan uzaktan çalışma deneyini oldukça hızlandırdı. Bu süreçte, ofis dışında çalışmanın önündeki kültürel ve teknolojik engellerin kırılması, birçoğumuzun çalışma şeklini yapısal olarak belki de sonsuza kadar değiştirmiş oldu. 9 – 6  ofis modelinden, uzaktan çalışmaya geçmenin faydaları arasında, artık çalışma arkadaşlarımız ile bir arada bulunmanın gerekmemesi, daha esnek çalışma saatleri, işe gidiş geliş sürelerinin kısalması, iş çevikliği, bağımsız çalışma, üretkenlik ve verimlilikte artışlara yol açtığı gibi, daha iyi bir iş-yaşam dengesi kurabilmemize yardımcı olur.

Uzaktan çalışma, potansiyel olarak şirketlerin altyapı giderlerini azaltmalarına ve dünyanın her yerinden en iyi yeteneklere erişimlerini artırmalarına olanak tanımakta. Aynı zamanda,  Darwinci bir iş modelinin devreye girmesine izin de verildi – daha yetenekli ve düşük maliyetli olanlar rekabette bir adım öne geçecekler gibi görünüyor.

Yakın tarihli bir KPMG araştırması, CEO’ların %21’inin pandemi ve değişen çalışma alışkanlıkları nedeniyle artık fiziksel ofis alanını küçültmeyi planladığını (veya zaten bunu çoktan yaptığını) gösteriyor. Başka bir %51’lik kısım ise daha fazla esneklik için paylaşımlı ofis alanlarını veya esnek çalışma alanlarını değerlendirmeye başladı ve %42’si ise ağırlıklı olarak uzaktan çalışan, yetenekli kişileri işe almak istiyor. Benzer şekilde, bir Gartner, Inc. anketi 4 CEO’dan yaklaşık 3’ünün çalışanlarının en az %5’ini kalıcı uzaktan çalışma pozisyonlarına taşımayı planladığını ortaya çıkardı.

Uzaktan çalışma trendi, salgın sonrasında da devam edecek mi?

Yakın tarihli bir McKinsey raporu bazı cevaplar önermektedir. Araştırma firması, Çin, Fransa, Almanya, Hindistan, Japonya, Meksika, İspanya, Birleşik Krallık ve ABD dahil olmak üzere 800 meslek ve 9 ülkede 2000 iş kolu ile uzaktan çalışma potansiyelini analiz etti.

İşte McKinsey’in bulguları:

  • Küresel işgücünün %20’sinden fazlası, bir ofiste olduğu kadar haftada üç ila beş gün uzaktan çalışmakta da oldukça etkilidir. Bu, salgın öncesine göre neredeyse dört kat daha fazla insanın evden çalışabileceği anlamına geliyor ve bu da kentsel ekonomileri, ulaşımı ve tüketici harcamalarını derinden etkiliyor.

Uzaktan çalışma potansiyeli sektöre, mesleğe ve faaliyet karışımına göre değişkenlik göstermektedir. Ticari ve finansal hizmetler, salgın öncesine kıyasla, üretkenlik düzeylerini kaybetmeden uzaktan çalışma için en yüksek potansiyele sahiptir.

  • Üretkenlik konusunda azalmalar yaşayan sektörler için ise gelecekte hibrit bir ofis veya uzaktan çalışma ve full-time ofis çalışmasının karma modeli faydalı olabilir.

Peki uzaktan çalışanlar daha mı üretken?

Nihayetinde bu soruya verilen cevaplar, pandemi sonrası uzaktan çalışmanın popülerliğini her şeyden çok belirleyebilir. McKinsey’in çalışma sonuçları ise maalesef yetersizdi:

  • Çalışanların %41’i uzaktan çalışmanın daha verimli olduğunu söyledi ancak bu sayı, çalışanların ofis dışında çalışma konusunda kendilerine olan güveni arttıkça artıyor.
  • Bağlantı eksikliği üretkenliği engeller. Stanford Üniversitesi araştırması, Amerikalıların %65’inden daha azının görüntülü aramaları destekleyecek internet hızlarına sahip olduğunu tespit ederken, gelişmekte olan birçok ülkede yeterli dijital altyapı neredeyse mevcut olmayabilir.
  • ABD çalışanlarının %37’si, üretkenliği etkilemeden uzaktan veya ofis ve uzaktan çalışmanın bir karışımı olarak çalışabilir.
  • Gelişmekte olan ekonomiler dünyanın geri kalanının gerisinde kalmaktadır. Hintli işgücünün sadece %5’i uzaktan çalışmayı mümkün kılan teknolojilere erişebiliyor.
  • Uzaktan çalışma, kadınlar için karışık bir nimettir. Küresel olarak sağlık, yemek hizmetleri ve müşteri hizmetleri, daha yüksek bir kadın işgücüne sahiptir, uzaktan çalışma potansiyeli düşüktür ve COVID-19’dan en olumsuz şekilde etkilenir.

Bu, çalışma alanlarının geleceği için ne anlama geliyor?

Ofis ve uzaktan çalışma ekiplerinden oluşan karma bir iş modelini yönetmek isteyen birçok işletme için ortak çalışma alanları veya uzaktan ekip yönetimi paketleri tam da bu noktada devreye giriyor.

Aşağıdakiler dahil olmak üzere, en iyi şekilde çalışmalarını desteklerken onlara başarılı olmak için ihtiyaç duydukları her şeyi veren, uzaktan çalışan ekip yönetimi paketleri uzak ekipleri birbirine bağlı tutmak için mükemmel bir çözümdür:

  • Hızlı ve güvenli WiFi
  • Güvenli yazdırma
  • Kurum içi BT desteği
  • Birinci sınıf teknoloji altyapısı
  • Profesyonel sekreterlik ve resepsiyonist hizmetleri
  • Dünya çapında 5 yıldızlı ortak çalışma ve ofis alanlarına erişim.
  • Çevrimiçi kaynaklar ve topluluk.

Blog sayfamızı takip ederek bu konular hakkında daha fazla bilgi sahibi olabilirsiniz.

Alternatif olarak, Servcorp’un uzaktaki çalışanlarınızı basit ve etkili bir şekilde yönetmenize nasıl yardımcı olabileceğini keşfetmek için şimdi profesyonel ekibimizle iletişime geçin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi:
search previous next tag category expand menu location phone mail time cart zoom edit close